Sığınmak Ama Kime?

“Eûzü”, sözlük anlamıyla “birine bağlı kalmak, sığınmak, yardım dilemek” anlamına gelir. Bunun bir başka ifâdesi de “istiâze” kelimesidir. Şüphesiz inanan bir insân için Allāh’a sığınmaktan daha güzel bir duygu/davranış olamaz. Ama bazen Allāh’ı unutan ve hakîkate sırtını dönen insânlar, Allāh yerine başka varlıklara sığınır ve onlardan yardım/medet beklerler. Halbuki bu varlıklar, sığınılacak en güvensiz “ankebut” evleridir […]

Sadr’ı Ancak Sahibi Açar

“İnşirâh Sûresi” Kur’ân’ın resmî sıralamasına göre 94, iniş sırasına göre ise 12. sûresidir. İnşirâh; “açıp genişletmek, ferahlık, sevinç ve huzur vermek” anlamlarında olup sûrenin ilk âyetinde geçmektedir. Duhâ Sûresi’nin devâmı olduğunu söylenen bu sûre Mekkî’dir ve 8 âyetten meydana gelmiştir. Sûrenin genel içeriği Hz. Peygamber’e bir tesellî/moral niteliğindedir. Bu tesellînin gerekçesi, Hz. Peygamber’in risâlet görevi ile başlayan tebliğ sürecinde en yakınları […]

Hz. Peygamber Âlemlere Rahmettir

“Âlemlerin Rabbi” olan Allāh nasıl “Rahîm, Rahmân, Gafûr, Raûf, Kerîm, Afüvv, Tevvâb” ise, “Âlemlere rahmet olarak gönderilen Son Peygamber” de “Rahîm, Raûf”tur. Gerçekten de Kur’ân, Allāh’ın isimlerinden Peygamber’e lâyık gördüklerini O’nun merhamet ve bağış ifâde eden adlarından seçmiştir. Hz. Peygamber’in ahlâkî yapısına hâkim olan bu merhamet ve şefkati biraz daha yakından görmek için Kur’ân’ın şu âyetine […]

Beden Mülkünün Sultanı Sensin

Göklerin ve yerin mülkiyetinin/egemenliğinin yalnızca Allāh’ın olması, bu ikisi arasında insânın hizmetine verilen her varlığın birer emânet olduğu gerçeğini bize vurgulamaktadır. Bu noktadan bakıldığında Rûh’un taşıyıcısı olan beden de diğer varlıklar içerisinde insâna verilmiş en anlamlı mülktür. Çünkü Allāh’ın tasarruf ve tecellîsinin kemâline yalnızca insânın bedeni/mülkü vasıta olmaktadır. Başka bir deyişle, insânın Allāh’ın halifesi olmasının bir anlamı […]

Dünya Kadınlarının Tek Örneğisin Meryem

O kadar özelsin ki Meryem, seni anlatmaya nereden başlasam bilmiyorum. Daha doğmadan Allah’a adanmış ve O’nun hoşnutluğunu kazanarak Hz. Zekeriyyâ’nın himâyesinde Mâbed’deki odaya yerleştirilmişsin. “İbadet eden” anlamına gelen adın gibi bir kız olmuş ve bulunduğun mekânı meleklerin ziyaretgâhına dönüştürmüşsün. Öyle ki Hz. Zekeriyyâ gibi bir peygamber bile Mihrâb’ındaki olağanüstülüğü sezmiş ve burayı duasının kabul göreceği […]

Dalları Gökte Olan Ağaç

Kelime’nin iki anlamı vardır. Birincisi “anlaşılır söz” demektir; ikinci anlamı ise “yaralama, iz bırakma, te’sir etme” dir. Arapça kullanımına göre kelime, bâzen isim, bâzen fiil ve bâzen de harf yerine geçer. Kur’ân, Allah’ın bir kelimesi olduğu gibi peygamberler de birer kelimedir. Mânâlar harf libâsına bürününce kelime olur ve “Hayy nefesi”yle dolunca canlanırlar. Tevhîd de bir kelimedir. […]

Gölgeye Yol Gösteren Güneştir

Furkân Sûresi, Kur’ân’ın iniş sırasına göre 42, resmî diziliş sırasına göre de 25. sûresidir ve ismini ilk âyetinde geçen “Furkân” kelimesinden almıştır. Bu âyetten anlaşılıyor ki, Furkân, Hz. Peygamber’e inen ilâhî mesajın hem adı hem de amacıdır ve insana hakkı bâtıldan yahut doğruyu eğriden ayırmaya yarayan değişmez bir kıstas ortaya koymak ve mânevî/ahlâkî bir değerlendirme ölçüsü sağlamak için gönderilmiştir. […]

Biraz da Bâtını Gör

Bir deyim vardır; “Bakar kör” diye. Kur’ân, Hz. Peygamber’i işte böyle bir vasfa sahip insânlardan uzak durmaya ve insân fıtratının kabule yatkın olduğu yolu tutmaya çağırıyor: “Onlara yol göstermeleri için yalvarsanız, işitmezler; sana baktıklarını sanırsın, oysa görmezler. Sen, insân fıtratının kabule yatkın olduğu yolu tut; iyi olanı emret; bilgisiz kalmayı seçenleri kendi hâllerine bırak.” Âyet, […]

Denize Atılmadan Melâmî Olunmaz

Karanlık, fırtınalı bir gecede “kaçak bir köle” olarak geminin güvertesinden denize atılmak nasıl bir duygudur acaba? Denizin soğuk sularına gömülürken kim bilir neler düşünmüştür Hz. Yûnus? Belki de kısa bir anda bütün hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmiştir. Çocukluğu, gençliği, kavmi, yaşadığı şehir, peygamber seçilişi ve sonunda görevlendirildiği Ninova’dan öfkelenerek ayrılışı. Şimdi ise sadece […]

Yasak Ağaca Dokunmak

Cennet sahnesinde oyuncuları Hz. Âdem, Hz. Havvâ ve İblis’ten oluşan, seyircileri ise melekler olan, üç kişilik bir oyun sahneye konulmaktadır. Sahnenin dekorunda ise sâdece adı/sanı meçhul bir ağaç vardır. Yüce Senarist, “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim” dediğini göre, isimlerle donattığı Hz. Âdem’in yeryüzündeki halifeliğini hazırlayacak gelişmeleri seyircilere göstermek, onları bu kutlu/hikmetli senaryoya şâhit tutmak istemektedir. Bu cennet sahnesinin dünyevî […]