NECM SÛRESİ ÜZERİNE BİR ŞİİR DENEMESİ
ALLAH’IN ADI İLE BAŞLAYALIM HER İŞE RAHMÂN VE RAHÎM O’DUR, ŞÂHİT OLUR GİDİŞE DÜŞÜN Kİ MESAJIMIZ YÜCELERDEN İNMİŞTİR BÜTÜN AÇIKLIĞIYLA ORTAYA SERİLMİŞTİR SİZİN ARKADAŞINIZ SAPMAMIŞ, AZMAMIŞTIR HİÇ, KENDİ HEVESİNİ KELÂMA KATMAMIŞTIR VAHİYDİR OKUDUĞU, KALBİNE İNDİRİLEN ÜSTÜN GÜÇLERE SÂHİP MELEKLE ÖĞRETİLEN ASLÎ ŞEKLİYLE GÖRDÜ O ELÇİYİ PEYGAMBER BÖYLECE ÜMMETİNE OLDU AÇIK BİR HABER UFKUN UÇ NOKTASINDAN DOĞRULDU O NEBÎYE YAKLAŞARAK […]
SAF SÛRESİ ÜZERİNE BİR ŞİİR DENEMESİ
ALLAH’IN ADI İLE BAŞLAYALIM HER İŞE RAHMÂN VE RAHÎM O’DUR, ŞÂHİT OLUR GİDİŞE TESBİH EDER ALLAH’I, GÖKTE YERDE OLANLAR ŞÂNINI YÜCELTİRLER, O’NA DÂİM UYANLAR MUTLAK KUDRETLE DOLU HİKMETİN SÂHİBİDİR SINIRSIZ TECELLÎNİN ANBEAN FÂİLİDİR İNSÂN ÎMAN ETMİŞSE SÖZÜNDE DURMALIDIR YAPAMAYACAĞINI İÇİNDE TUTMALIDIR SÖZ BAŞKA EYLEM BAŞKA, UYUM YOKSA HÂLİNDE BÜYÜK GAZABA SEBEP, BİLSİN, HAKKIN İNDİNDE KİMLER Kİ KENETLENİR HAK […]
Kur’ân’ın Kapısı
Klasik bir yaklaşımla düşündüğümüzde, “Kur’ân’ın Kapısı”ndan ilk anlaşılan şey Fâtiha Sûresi’dir. Çünkü İlâhî Kelâm’a giriş önce onunla başlamaktadır. Aynı zamanda Hz. Peygamber bu sûreye “Ümmü’l-Kitâb” adını vermiştir. Bunun nedeni, Fâtiha Sûresi’nin Kur’ân’da öngörülen bütün temel prensipleri özlü ve kapsamlı bir şekilde içermesidir. Ama biraz daha irfânî düşündüğümüzde, Kur’ân’ın Kapısı’nın Hz. Peygamber ile özdeşleştiğini idrâk etmekte gecikmiyoruz. Çünkü Kur’ân, O’na vahyedilmiş […]
İplerimiz Kopmadan
İki yıl önce 2004 Danimarka yapımı, Anders Ronnow Klarlund yönetmenliğinde kuklalarla çekilmiş ve adı “İpler” olan uzun metrajlı “fantastik” bir film izlemiştim. İlk izlediğimde çok sıkıcı gelmişti bana; ama sonra bir daha izlediğimde filmin felsefî arka planı açısından daha farklı duygular edindim. Filmin karakterlerini oluşturan her kukla, gökyüzünden yere doğru uzanan iplerle bağlıydılar. Ve kafalarına bağlı olan bu […]
Kâbe’nin/Tevhîd’in Mimarı
Hz. İbrâhim, Kur’ân’da Allah’ın “Halîl/samimi dost” ifadesiyle nitelediği ve “ince rûhlu, yumuşak başlı, çok içli, merhametli, dönüp dönüp Rabbine yönelmek ve O’na yakın olmak isteyen biri” olarak tanımladığı peygamberlerden birisidir. Aynı zamanda Hz. İbrâhim Nahl 16/120-121. âyetlerde anlatıldığı gibi “İnsana yakışan bütün erdemleri kendinde toplamasını bilen, yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden yüz çevirerek Allah’ın irâdesine yürekten bağlanıp boyun […]
Tevhîd-i Zâtı Anlamak / Lâ Mevcûde İllallah
Tevhîd Mertebeleri’nin üçüncüsü olan “Tevhîd-i Zât” yani Zât’ın birliği fenâ makāmlarının sonuncusudur. Bu makāma delil olarak Kur’ân-ı Kerîm’den şu âyetler verilir: “Küllü şey’in hâlikun illâ vechehû”: Allāh’ın Vech’inden başka her şey helâk (yani yok) olucudur. “Küllü men aleyhâ fân, ve yebkā vechü Rabbike zül celâli vel ikrâm”: Her şey fânîdir (yok olucu ve geçicidir), ancak celâl ve kerem […]
Kalb’in Fethi
Şaban ayının sonlarıydı. Oruç tutulacak Ramazan ayına az kalmıştı. Selmân, bu ay içerisinde önemli değişikliklerin olacağını sezinliyordu. Çünkü Hz. Peygamber’i çok düşünceli görüyordu. Sorduğunda da tatmin edici bir cevap vermiyordu Hz. Peygamber. Hudeybiye anlaşmasına göre Müslümanlar ile müşrikler on yıl birbirleriyle savaşmayacak ve anlaşmayı da bozmayacaklardı. Fakat Hz. Peygamber Mekke’yi aklından çıkaramıyordu. Doğduğu, büyüdüğü, hicret […]
Hazîneler Çıkarılmak İçindir
Eşyayı görmek ile “eşyanın ardını görmek” arasında önemli farklar vardır. Tıpkı Hz. Mûsâ ile Hızır’ın arasında vukû bulanlarda olduğu gibi! Biri duvarı görmüş, diğeri duvarın ardını; biri zâhiri görmüş, diğeri bâtını; biri sûreti görmüş, diğeri sîreti; biri şekli görmüş, diğeri özü… İşte Hızır olabilmek, “duvarın ötesini” görebilmek demektir. İlm-i Ledün, “duvarın ötesini görme” ilmidir ve yalnızca İlm-i Ledün sahipleri yıkık duvarın sırladığı […]
Tecellîde Boşluk Yoktur
Rivâyet edilir ki bir gün Hz. Peygamber sahâbîlerle bir yere giderken yolda boş boş oturan bir adamın yanından geçmiş ve ona selâm vermemiştir. Dönüşte aynı adamı elinde bir çalı parçasıyla toprağı karıştırırken görünce bu sefer kendisine selâm vermiştir. Hz. Peygamber bu iki farklı davranışının sebebini soran sahâbîlere şu cevabı vermiştir: “Çünkü şimdi bir iş yapıyor.” […]
Kuşdilini Bilir misin Belkıs?
Kuşdilini bilir misin Belkıs? Eğer bilseydin Hüdhüd’ün seni Hz. Süleymân’a nasıl anlattığını da bilirdin şüphesiz. Kuşların diline düştüysen yeryüzünün her yönüne haberin ulaşmış demektir. Yine de mutlu ol, sevin; “ellerin diline” düşmektense Hz. Süleymân’a giden haber olmak çok daha iyidir. Ellerin dili sanki ısırgan otudur Belkıs. Hüdhüd’ün gözlemlerine göre Sebe halkının melikesi yani güçlü bir […]