MAKALELER
Sadr’ı Ancak Sahibi Açar
“İnşirâh Sûresi” Kur’ân’ın resmî sıralamasına göre 94, iniş sırasına göre ise 12. sûresidir. İnşirâh; “açıp genişletmek, ferahlık, sevinç ve huzur vermek” anlamlarında olup sûrenin ilk âyetinde geçmektedir. Duhâ Sûresi’nin devâmı olduğunu söylenen bu sûre Mekkî’dir ve 8 âyetten meydana
Nefs-i Mutmainne
Nefsin dördüncü mertebesi “Nefs-i Mutmainne”dir. Mutmainne; “doygunluk, sessizlik, güven, emniyet ve huzura” ulaşan demektir. Bu mertebede nefs, tatmin olmuş ve şüphelerden arınıp rahatlamıştır. Nefsin bu sıfatı Kur’ân’da Fecr 89/27. âyette geçmektedir: “Ey
Don Kişot’u Anlamak
Vehim (ya da yeni deyimiyle kuruntu), en basit tarifiyle, var olmayanı varmış gibi tahayyül etme melekesidir. Bu meleke bir inancı ya da kendi hayâlinde kurduğu bir fikri,
Aşk Bazen; “Tereddüt Etmemektir”
Sabah Mûte’ye doğru 3.000 kişilik müslüman ordusu duâlarla uğurlanırken, Hz. Peygamber Zeyd b. Hârise’yi, Ca’fer b. Ebû Tâlib’i ve Abdullâh b. Revâha’yı yanına çağırdı ve onlara şöyle söyledi: “Orduya Zeyd b.
Âhiret’e İman
Ebedî kurtuluşun Allah’a iman ve sâlih amelden sonra yeterlilik koşullarından birisi de “Âhiret”e imandır. Âhiret, sınırlı bir yaşam olan dünya hayatının ölümle sona ermesinden sonra başlayıp ebedî
Kalbin Fuâd Hâli
Kur’ân’ı anlamanın olmazsa olmaz şartlarından biri de âyetlerde kullanılan kelimelerin aslî anlamlarına dikkat etmektir. Âyetlerde geçen bir kelimeyi, o kelimeye işâret ediyor diye, eşanlamlı bir başka kelime ile açıklamaya
Kıyâmet Nûr ile Nâr’ı Ayrıştırır
Kıyâmet günü, oluşu kaçınılmaz bir gerçekliktir. “O Gün gökleri sayfaları dürer gibi düreceğiz; [ve] âlemi ilk kez nasıl yarattıysak onu yeniden yine öyle yaratacağız; gerçekleştirilmesini kendi üzerimize
Varlığın Tesbîhini “Fıkh” Etmek
Kur’ân’da, üzerinde yaşadığımız yeryüzüne/yerküresine “arz” ve bu arzın çevresini saran/kuşatan gökyüzüne de “semâ” denir. Arz kelimesi Kur’ân’da yaklaşık 460 yerde geçer ve bütün bu âyetlerde arz, bir
Batan Yıldızın Sırrı
Kur’ân’ın 53. sûresi olan “Necm Sûresi”nin ilk âyeti de “vav/yemin” ile başlamakta ve “Batan yıldızın sırrına” dikkatimizi çekmektedir: “Yemin olsun battığı vakit O Yıldız’a.” Âyette geçen “necm” kelimesine
A’raz ve Hüviyyet
“A’raz ve Hüviyyet”i anlamak sürekli değişenle, hiç değişmeyeni insana fark ettirebilmek, bir çokluk âlemi olarak bulunduğumuz/yaşadığımız bu âlemin görünen çeşitli nesnelerinin ardındaki hakîkati insana idrâk ettirebilmek noktasında çok