MAKALELER
Ebrar, Tüm Güzellik ve İyiliklere Yüzünü Dönmektir
Kur’ân’da sık geçen ve Türkçeye genellikle “gerçek erdem sahipleri veya iyiler/hayırlılar topluluğu” olarak çevrilen bir kelimedir ebrar. “Ber” kelimesinin çoğulu olan “ebrar”ın kimler olduğu ve ne gibi özelliklere sahip oldukları birçok âyette detaylı
Kuşları Kesebilmek
İslâm düşünürleri bilginin üç merhalesini/derecesini/basamağını “İlme’l-yakîn, Ayne’l-yakîn ve Hakka’l-yakîn” olarak sıralarlar. Yakîn, kesin ve açık bilgiyi ifâde eden Arapça bir kelimedir. Yakîn’de şüpheye yer yoktur. O, bir
İdrak, Derûnuna Göçenlerin Kalıcı Bir Yeteneğidir
Ne zaman konu seyr-ü sülûk’tan açılsa üstadımız bize sürekli olarak şu sözü söylerdi: “Evlâdım! Bu yolun başı da idrâktir, ortası da idrâktir ve sonu da idrâktir.” Hattâ son
İnsan Vav Şeklinde Doğarmış*
Ne zaman Turgut Amca’nın Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret etsem, gözüm hep şâhidesindeki stilize hat ile yazılmış “vav” harfine takılır. Hat konusunda estetik zevk dışında başka bir bilgim
Nefs-i Mutmainne
Nefsin dördüncü mertebesi “Nefs-i Mutmainne”dir. Mutmainne; “doygunluk, sessizlik, güven, emniyet ve huzura” ulaşan demektir. Bu mertebede nefs, tatmin olmuş ve şüphelerden arınıp rahatlamıştır. Nefsin bu sıfatı Kur’ân’da Fecr 89/27. âyette geçmektedir: “Ey
Don Kişot’u Anlamak
Vehim (ya da yeni deyimiyle kuruntu), en basit tarifiyle, var olmayanı varmış gibi tahayyül etme melekesidir. Bu meleke bir inancı ya da kendi hayâlinde kurduğu bir fikri,
Aşk Bazen; “Tereddüt Etmemektir”
Sabah Mûte’ye doğru 3.000 kişilik müslüman ordusu duâlarla uğurlanırken, Hz. Peygamber Zeyd b. Hârise’yi, Ca’fer b. Ebû Tâlib’i ve Abdullâh b. Revâha’yı yanına çağırdı ve onlara şöyle söyledi: “Orduya Zeyd b.
Âhiret’e İman
Ebedî kurtuluşun Allah’a iman ve sâlih amelden sonra yeterlilik koşullarından birisi de “Âhiret”e imandır. Âhiret, sınırlı bir yaşam olan dünya hayatının ölümle sona ermesinden sonra başlayıp ebedî
Kalbin Fuâd Hâli
Kur’ân’ı anlamanın olmazsa olmaz şartlarından biri de âyetlerde kullanılan kelimelerin aslî anlamlarına dikkat etmektir. Âyetlerde geçen bir kelimeyi, o kelimeye işâret ediyor diye, eşanlamlı bir başka kelime ile açıklamaya
Kıyâmet Nûr ile Nâr’ı Ayrıştırır
Kıyâmet günü, oluşu kaçınılmaz bir gerçekliktir. “O Gün gökleri sayfaları dürer gibi düreceğiz; [ve] âlemi ilk kez nasıl yarattıysak onu yeniden yine öyle yaratacağız; gerçekleştirilmesini kendi üzerimize